|

yırtılmış yağmur bulutları uyanıp
yerlere kusarken içlerindeki buğuyu
yıkayıp tozunu alırken havanın
uzakta gökkuşağı gerili teller gibi dururken
ben ne görürüm bilir misin
sadece senin yüzünü
*
pırını pırtısını toplayıp gidince gece
sularda yıkanan güneş gövdesini denizin üstünde yükseltirken
martı çığlıkları denizde dalgalar yaratınca
denizde zıplayınca yaramaz balıklar
ben ne görüyorum bilir misin
sadece senin yüzünü
*
sokaklarda ayak sesleri uyumaya gidince
yontulmamış dolunay dağların ardından yollara çıkınca
yıldızların titremesi asılınca sonsuz boşluğa
ışıklar evlerin pervazlarından dışarı taşınca
ben ne görürüm bilir misin
sadece senin yüzünü
*

|